Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Alkol tüketimi teşvik ediliyor !

30 Ekim 2008 22:05
font boyutu küçülsün büyüsün


http://slaytyerim.com/slaytlar/cat_view/36-salk.html  

 

Küresel şirketler tarafından, 10 yıl içinde ülkemizdeki alkol tüketiminin 20 milyar dolara çıkarılması planlanıyor. Türkiye dünyanın yıldızı olacakmış. Aman ne büyük gelişme! Ne büyük destek!  Çok önemli insanlar aracı durumda. Televoleden sonra bizi rahatlatan, uyuşturan ikinci bir eğlencemiz (!) daha olacak. Dinsel motifli göstermelik alkol tartışmaları bu tezgahı gizlemeye yönelik olmasın?

Dünya sağlık örgütüne göre Türkiye’de 4 milyon alkolik, 13 milyon da meyilli kişi bulunuyor. Her yıl 1 milyon çocuk alkole başlıyor. 1970’li yıllara göre kişi başına yıllık bira tüketimi 8 misli arttı. Buna rağmen alkol reklamlarına tam gaz devam ediyoruz. Dünyanın parlayan yıldızı olacakmışız. Bu kadar insanı alkolik yaptıktan sonra da modern tedavi merkezleri kuracağız. Hayırlı olsun. Yeşilay’ın çığlığını duyan var mı?

Sigara aleyhtarı kampanyalar alkole karşı neden yapılmıyor? Yoksa alkol çok yararlı da, biz mi bilmiyoruz? Alkolün sağlık üzerine zararları bir yana meydana getirdiği toplumsal ve hukuki sorunlar sigaradan daha mı az ? Cinayetler, trafik kazaları, aile içi çatışmalar ve her çeşit suça eğilim... Hapishanelerde boş yer kalmadı. Bunun modern yaşamla ne ilgisi var?

Küresel örgütlerin ve bu arada Avrupa Birliği’nin, sigara ve alkol gibi sağlığa zararlı ürünlerin ‘vergisini indirin, fiyatını ucuzlatın’ diye dayatmasının  mantığı nedir? Onu bunu aracı yapmasının amacı nedir? Neredeyse sudan ucuza satılacak. Sağlığa zararlı tüm maddelere ulaşmak, bu kadar ucuz ve kolay olmamalı.

Özellikle Avrupa Birliği, sağlığa  zararlı bu maddelere karşı kendi  ülkesinde savaş açar ve fiyatını artırırken, ülkemize ikide bir baskı yapmasının sebebi nedir? Acaba kendi yasakları yüzünden zarara uğrayan küresel şirketlerine, yeni enayi pazarlar açarak bunların zararlarını telafi etmek olabilir mi?  Ne kadar saf  ve uysal bir toplum olmuşuz.

Bilindiği gibi sigara, alkol ve fast-food kullananların sağlık harcamaları, bunları kullanmayanlara göre kat kat fazla. Sağlık fonu kesintileri sağlık harcamalarına yetmediğinden aradaki fark, sağlığına özen gösterenlerden karşılanıyor. Yani sigara içmeyenler sigara içenlerin, alkol kullanmayanlar da alkoliklerin hastalık harcamalarını karşılamış oluyor.

Halbuki sağlığa zararlı maddeleri zevk için bilerek kullananların kat kat fazla olan hastalık giderlerini, daha bu maddeleri kullanırken ‘hastalık riski’ kesintisi gibi peşin olarak almak ve yine bu hastalara kullanmak üzere ayrı bir fonda toplamak gerekmez mi?

Yaşam tarzımızın değişmeyen kuralı; önce hastalık üreten ortamların yaratılması, sonra da kördüğüm haline getirdiğimiz sorunların çözümü için kıt kaynaklarımızın akıl dışı kullanımı.

Sanal dünyanın kötü alışkanlıkları, uzaktan kumandalı renkli camdan yansıyarak beynimizi esir alıyor. Diziler, filmler ve reklamlarda rakı bardakları, şarap ve viski kadehleri herkesin elinde, sürekli içiliyor. ‘Haydi şerefe!’ Bu gizli reklamlar acaba kimi uyutuyor?

Her kanaldan beynimize kaydedilen su dışındaki içeceklerle su içme özgürlüğümüz gizlice elimizden alınırken, ne yiyeceğimizden ne içeceğimize kadar her şey bilinçaltımıza nakış gibi işleniyor. Elimizdeki uzaktan kumanda aletiyle kanalları yönettiğimizi zannederken, farkında olmadan yönetilen biz oluyoruz.

Çarşaf gibi reklamlarla alkol tüketimi teşvik ediliyor. Her çeşit meşrubat ve gıdaya katılan sağlığa zararlı katkı maddesinin şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve metabolik sendroma yol açtığına dair Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarıları yerine, pompalı tüfek vahşetinden masum bir bebeğe tecavüze kadar her türlü canavarlık binlerce kere beyinlere servis ediliyor. Uzaktan kumanda’nın yönetmeni biz olamıyoruz.  

Kaynak :  

Yeşilçimen K: Hastalık Üreten Yaşam Tarzımız Nasıl Değişir. Hayy kitap 8. Baskı, 2007

  http://slaytyerim.com/slaytlar/cat_view/36-salk.html  

........................................................................................................................................................................



Alkolle ilgili ezber bozan araştırma!

 

Dünyaca ünlü mutfak kültürlerinde şaraplara ayrı bir yer ayıran Fransızlar, alkolle ilgili ezber bozan bir araştırmaya imza attı.

 

Alkolün bir kadehi bile kanser riskini artırıyor
 
 
Bugüne kadar 'az içilen alkolün yararlarından!' bahseden bilim adamları, bir kadeh alkolün bile kanser riskini artırdığını ortaya koydu.  
 
Le Figaro'da yayımlanan araştırmaya göre, vücutta kanser yapıcı moleküle dönüşen alkolün, ağız, boğaz, kalın bağırsak, meme, karaciğer, yemek borusu ve gırtlak kanseri riskini yüzde 168'e kadar artırabildiği açıklandı. Fransa Ulusal Kanser Enstitüsü'nden Dominique Maraninchi ve Fransa Halk Sağlığı Genel Müdürü Didier Houssin, günde bir kadehin ağız, boğaz ve gırtlak kanseri riskini yüzde 168, yemek borusu kanseri riskini yüzde 28, meme kanseri riskini yüzde 10 ve kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 9 artırabileceğine dikkati çekti.

2007'de yapılan 7 binden fazla bilimsel araştırmanın yer aldığı uluslararası rapora dayanarak broşür hazırlayan bilim adamları, riskin, alkol türüne göre değil, günde içilen alkol miktarına göre arttığını vurguladı.

'Beslenme-Kanserden Korunma' adlı broşürde araştırmacılar, kansere karşı meyve sebze tüketilmesi, et ve şarküteri ürünlerinin azaltılması ve fiziksel faaliyetler yapılması önerisinde bulundu. Çok ciddi araştırmalara dayanan bilim adamları, haftada 5 kez, günde en az 30 dakikalık fiziksel faaliyetin, kalın bağırsak, meme ve rahim kanseri riskini, meyve sebze tüketiminin artırılmasının ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, akciğer ve mide kanseri riskini azalttığına işaret etti.

Alkol dışında, aşırı kilonun yemek borusu, rahim, böbrek, pankreas, meme, kalın bağırsak, ve safra kesesi kanseri riskini artırdığına dikkat çekti. Düzenli olarak her gün tüketilen 100 gram etin kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 29, 50 gram şarküteri ürününün ise yüzde 21 artırdığı kaydedildi.

www.iyibilgi.com   19 Şubat 2009

 

 

 








Bu haber 690 defa okundu.

yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok